02.08.08
Hazret-i Hatice-yi Kübra (r.a)
Hazret-i Hatice-yi Kübra (r.a)
Müminlerin Annesi…
Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarının faziletlerinden üstündür.
Meryem Bint-i İmran, Firavun’un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed”
Hz. Hatice, iki cihan serveri, Peygamber Efendimizin, temiz, iffetli, yüce ahlak sahibi hanımlarından ilki, müminlerin annesi.
Kureyş kavminden, babası Huveylid, annesi Fatıma. Baba ve anne tarafından soyu Peygamber efendimizin soyu ile birleşmekte.
Hz.Hatice ilk önce Varaka ibn-i Nevfel’e nişanlanmış ancak nikah yapılmamıştır. İkinci kez künyesi Ebu Hale ve ismi İbn-i Nebbaş olan bir zat ile nikahlanır. Ebu Hale’nin vefatından sonra Atik ibn-i Abid ile evlenir. Atik’in de vefatından sonra amca oğlu Sayfi ibn-i Umeyye ile evlenir. O’nunda ölümü üzerine dul kalır.
Hz.Hatice, ticaretle uğraşan zengin, haysiyetli, şerefli bir kadındı. Ücretle tuttuğu adamlarla Şam’a ticaret kervanı düzenlerdi. bunlar O’nun işlerini idare eder ve ticaretini yürütürlerdi .Hak teala Hz.Hatice’ye bol dünya malı vermişti. Fakat ardı arkasına geçirdiği sıkıntılı ve üzüntülü hadiseler onju dünyaya karşı soğutmuştu.
O zamanlar Zati saadetleri s.a.v.’in pak ve temiz ahlakı, namus ve haysiyeti dillere destan olmuş, bunun için de “EMİN” lakabı
ile anıla gelmekkteydi. Hz.Hatice bütün bunları hesaba katarak, büyük bir istekle, kendilerini, ticaret işlerini idare etmek hususunda vazifelendirmek için haber salar,
“Benim mallarımı Şam’a götürmek ve benim ticari işlerime bakmak istersen, kendi kölem Meysere’yi senin yanına katarım ve Şam’a gidersiniz. Ne kazanırsanız, başkalrına verdiğim haktan size daha fazlasını veririm” der.
Zatı saadetleri kabul eder, ticaret mallarını yükletip Basra tarafına doğru yola çıkar. Az bir müddet içinde mallarını iyi bir fiyatla satar. Mekke’ye dönüp hesap görüldüğünbde her defasınınkinin iki misli kazanç elde edildiğ i görülür. Hz.Hatice memnun olur o da konuşmuş olduğunun iki misli ni verir.
Zatı Saadetleriyle Evlenmesi
Hz.Hatice, etraflıca bir araştırma daha yapar. Kendilerinde evlenme arzusu başgösterir. Nefise isminde cariyesi ile haber gönderip, isteğini iletir, alınan cevap üzerine haberi amcası Amr İbn-i Esed’e ulaştırır.
Babası Ficar savaşında ölmüş bulunan Hz.Hatice’nin velisi bu amcasıydı ve onun işlerinide o görürdü. Hazret-i Resul-i Ekrem s.a.v. amcası Ebu Talib ve Amr İbni-i Esed her iki ailenin ileri gelenlerindendi. Aileler o zamnın örf ve adetleri gereğince Hz.Hatice’nin evinde toplanır. Nikahı Ebu Talib kıyar. Mehir olarak 500 altın mehir tesbit edilir. Hz.Hatice o sıralar 40, Resulullah 25 yaşlarındaydı.
İslamiyet
Allah Resulüne ilk vahiy nazil olduğu zaman, korkarlar, gelip durumu Hz.Haticeye anlatırlar. Hz.Hatice.
“Sen doğru konuşursun, sılayı rahmi gözeten kimsesin, emanete dikkat edersin, misafirperversin, halkın sıkınt8ılı ve üzüntülü zamanlarında yardıma koşarsın, Hak Teala seni yalnız bırakmayacaktır.”
Hz.Hatice (r.a), amcası Veraka İbn-i Nevfel’e gider, meseleyi anlatır. Devrin meşhur Hristiyan alimlerinden olan Veraka anlatılanları dinledikten sonra şöyle der.
“İşte bu Musa’ya görünen hususdur ki, şimdi de bunda zuhur etmiştir. Keşki benim kudretim ve imkanım olsa da O kavminin arasında ortaya çıktığı zaman kendisinin yardımına yetişebilsem. Keşki imkan olsa da sizin kavminiz onu yerinden ettikleri zaman kendisine yardım edebilsem.”
Veraka bu sözleri söyledikten kısa bir zaman süre sonra vefat eder. Resulullah’ın uzun bir müddet yardımcısı Hz.Hatice (r.a) olur. Derdini yalnız o dinler. Birlikte gizli gizli ibadet ederler. Bütün imkanını ona sunar, eline koluna kuvvet olur.
Sevgisi
Böyle bir bağlılıkla kocasına yönelen kadın elbetki onun rızasını alıp, ona itaat eder, onun rahat etmesini, huzura kavuşmasını düşünür. Bu bir yana Hz.Hatice (r.a.) öyle bir kadındı ki, dirayeti, zekası ve aklı ile kocasına karşı yönelen her türlü fenalığın önüne geçmesini bilmiş, kocasına muhalif bulunan müşriklere hadlerini bildirip, onların şerrinden korumayı başarmıştı.
Vefatlarından sonra bile Resulullah daima onu övgüyle anardı. Bu konuda Hz.ayşe (r.a) şöyle der.
“Hz.Haticeye ne kadar gıpta ederim. Başka hiç bir kadına gıpta etmem. Bir gün Resulullah’ın yanında Hz.Hatice’den bahis geçmişti. Bu benim damarıma dokundu. Döndüm dedim ki, o yaşlı bir kadındı. Şimdi Hak Teala sana daha iyisini ve daha güzelini vermiştir. Resulullah bu sözü duyunca kederlendihatta kızdı. Kızgınlıktan tüylerinin diken diken olduğunu hissettim. Şöyle buyurdular:
‘Yemin ederim ki böyle değil. ben ondan daha iyi bir kadına kavuşmadım. o iman getirmiş bir hatun idi. Onun iman getirdiğ i zaman halk bütün bütün kafir idi. O beni kabul etti, beni teşvik etti, kendi malı ve serveti ile bana yardım etti. Diğer karılarımdan çocuğum olmadığı halde Hak Teala bana ondan evlat verdi.”
Evet, Peygamberimiz Hz.Hatice haytta iken O’nun üstüne başka bir hanım almamıştı.
Ahlak ve Adetleri
Evlatlarına karşı çok şefkatli idi. Ev işlerini de hakkiyle bilen bir hatundu. Peygamberimize karşı büyük hürmeti ve sevgisi vardı. Hem peygamberliğinden önce hem sonrasında Resulullah ne buyurursa itiraz etmeden kabul eylerlerdi.
Faziletleri ve Menkibeleri
Hz.Ebu Hureyr (r.a) rivayet eder, Allah Resulu buyurdu:
“Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarınınfaziletlerinden üstündür. Meryem Bint-i İmran, Firavun’un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed”
Bir ara Hz.Hatice Resulullah’ı aramak için dışarıya çıkmıştı. o sıra bütün Araplar Zatı saadetlerine düşman idiler. Cebrail (a.s), kendine bir adam kiyafetinde görünür. Acaba bu adam düşmanmıdır, değilmidir diye Peygamberimizi ona sormaktan çekinir. Eve döndüğünde, Resulullah dönmüştür, olayı anlatır. Zatı saaadetleri buyururlar:
“Senin gördüğün ve beni sormak istediğin o zatın kim olduğunu biliyormusun? O Cebrail Aleyhisselam idi. Bana dönüp onun selamını sana bildirmemi söyledi ki, cennette senin için incilerden yapılmış bir bina hazırlanmıştır. Tabii orada böyle üzüntülü, sıkıntılı ve zahmetli külfetli şeyler bulunmayacakır.”
Bir ara Cebrail (a.s) Peygamberimizin huzuruna gelip:
“Hak Teala Haticeye selam eder. Sen bunu Hatice’ye ulaştırasın” Resulullah ulaştırır. Hz.Hatice:
“İnnallahe hüve’s-selam. Hak Teala selamın ta kendisidir. Cebraile de Selam olsun. Sana da Selam olsun Ya Resulallah”
Bu vaka Hz.Haticenin dini ferasetine delalet eder. Burada cevabında “Ve Aleyhisselam” (O’na da selam olsun dememiştir.)
Sahabiler ilk başta namazda teşehhüd okudukları zaman Et-Tahiyyatü Lillah demezler ve “es-selamü Al’llah” derlerdi. Peygamber efendimiz böyle söylenmesini men ettiler ve buyurdularki; “Allah Teala’nın esasen “Selam” ismidir. Bunun yerine “Ettahiyyatü lillah” deyiniz”
Bir ara Resul-i Ekrem (s.a.v) hasta olan kızı Hz.Fatime (r.a)’ı ziyaret eder. Buyurur:
- Kızım nasılsın?” Hz.Fatime arz eder:
- İyi değilim, hastayım, işin fena tarafı şu ki, evde yiyecek hiçbir şey de yok. Peygamberimiz buyurur:
- Kızım sen istemezmisin ki, dünyanın bütün kadınlarının hanımı olasın? Hz.Fatime arz eder:
- Babacığım, Meryem bint-i İmran ne idi? Peygamberimiz buyurur:
- O kendi devrinin kadınlarının hanımı idi, sen de kendi devrinin kadınlarının hanımısın. Hatice de son devrin kadınlarının en iyisi ve hanımıydı.
Evlatları
Hazret-i Hatice birbiri ardına üç kere evlenmek zorunda kalmış. Resul-i Ekrem dördüncü beyleri olmuştu. Bu evliliklerinden aşağıdaki çocukları doğmuştu:
1. Ebu Hale’den Hind isiml oğlan çocuğu.
2. Atik’den yine Hind isimli kız çocuğu
3. Sayfi’den Muhammed isimli oğlan çocuğu.
Hz.Hatice’nin iki çocuğunun ismininde Hind olmasına binaen künyeside Ümm-i Hind olmuştur.
Resul-i Ekrem (s.a.v)’den de Kasım ve Abdullah isimli iki oğulları olmuştur . Lakapları Tahir ve Tayyib idi ikiside İslam devrinde dünyaya gelmişlerdi. Dört kızının ismleride; Zeyneb, Rukayye, Umm-i Kulsum ve Fatime (r.a) dır. Kızların hepside İslamiyetten önce doğmuşlardır. Erkek evladı Kasım emekleme devrinden kurtulmuş yürürken vefat etti. Abdullah ise daha küçük vefat etti.
Vefatı
Hz.Hatice Resulullah (s.a.v) ile nikahlandıktan sonra 24 sene bir arada yaşadı. Nübuvvetin sekizinci senesi, Hicretten üç sen önce, Ramazan ayının başında vefat etti. O zaman daha namaz farz olmamıştı. Kendisine Cenaze namazı kılınmamıştır. Çünkü bu hüküm nazil olmamıştır. Haccun mezarlığına defn edildi Dünyada göremedik. Allah (C.C.) Cennetde görmek nasip etsin. Bizi ona misafir etsin. Resulullah misafiri severdi O’da Resulullah’ın sevdiğini severdi Şefaaatinden bizide nasiplendirsin.
KAYNAK:
1) Kadın Sahabiler, Mevlana Niyaz, Tercüme: Prof Ali Genceli, Toker Yayınları
2) Şamil İslam Ansiklopedisi
3) İslam Tarihi – Mekke Devri, M.Asım Köksal
4) Sahih-i Buhari
http://www.biriz.biz/sahabiler/peyhan1.htm
Hz. Hatice (r.a.)
HZ.Hatice(r.a)
İNSANLIK ALEMİNE ŞEREF OLARAK ŞU DÖRT HANIM YETER : İsanın annesi Meryem , Firavunun iman eden hanımı Asiye , benim hanımım Hatice ve benim kızım Fatıma…
Hadis-i Şerif:
Dinlerin en mükemmeli olan İslamın ilk mümini ,Peygamber Efendimiz(S.A.)in ilk ve en sevgili zevcesi ,malını İslam ve Peygamber adına harcayan , Ehl-iBeytin annesi büyük insan Hz.Hatice(r.a) …
Rabbimizin rızası , Peygamberimizin değerli hanımı üzerine olsun… AMİN…
Cahiliye döneminde bile adına pak lakabı layık görülen Hz. Hatice(r.a)faziletli olmasının yanında kıvrak bir zekaya ve ferasete sahipti. Hz. Hatice (r.a) validemiz herkesin Resulüllah’ı (s.a.v) yalanladığı bir dönemde inanmış , var gücüyle destek olmuştu. Herkesin Resulüllah’ı (s.a.v) herşeyden mahrum ettiği zamanda O, bütün servetiyle O’nu destekledi.
Yirmibeş yıllık hayat arkadaşına karşı , saliha hanımların en güzide örneği oldu.
Hz. Peygamber’e (s.a.v)evlenmeyi kendisi teklif etti.Çünkü Ondan daha emin,dürüst,vefalı, haya sahibi ve güzel huylu bir kimsenin bulunmadığını gözleriyle görmüştü.
Resullullah (s.a.v) da Hz.Hatice(r.a) ile evlenmesinde isabetli karar verdiğini kısa zamanda anlamıştı. Evlendikten sonra bütün dünyaya emsal olacak şekilde bir hayat sürdürdüler.
Erkek ve hanımlardan en önce iman eden odur. O’nun iman etmesiyle bütün kavmi iman etti. Ölünceye kadar Resulullah’ın (s.a.v) yanından ve yardımından geri kalmadı. Hicretten üç sene evvel 65 yaşındayken Mekke’de vefat etti.
Allah (c.c) ondan ebediyyen razı olsun… AMİN…
Resulullah (s.a.v) Validemiz hayatta oluğu müddetçe evlenmediği gibi en hiç kimseyi onun kadar sevmemişdi. Bütün hayatı boyunca onu andı. Onun sevdiklerini sevdi, tanıdıklarını, yakınlarını ölümünden sonra da ağırladı…
Bir gün Hz. Aişe (r.a) validemiz evinde, ihtiyar bir kadın Resulullah’ı (s.a.v) ziyarete geldi. Efendimiz ona fazlasıyla ikramda bulundu. Abasını sırtından çıkardı, yere serdi ve üzerine oturttu. Kadın gittikten sonra Hz. Aişe (r.a) sordu :
- Ya Resulullah!… (s.a.v) Kimdi bu ihtiyar kadın?..
Resulullah (s.a.v) cevap verdi :
- Hatice’nin ziyaretçisi ve dostlarından idi. (Tirmizi)
İbrahim hariç diğer çocuklarının hepsi bereket sahibi Hz. Hatice (r.a) anamızdandı. Efendimizin ,
Hz. Hatice’den (r.a) olan erkek çocukları :
1- Kasım, 2- Et-Tayyib, 3- Et-Tahir …
1- Zeynep, 2- Rukiye, 3- Ümmü Gülsüm, 4- Fâtıma
Haticetü’l Kübra (r.a)Rabbimizin ve Resulullah’ın (s.a.v) yanında en büyük rütbeye erişmişti. Nitekim , Cebrail (a.s) , yedi kat göğün üstünden, alemlerin Rabbinden ona selam getirmişti.
Buhariden rivayet olunduğuna göre:
“Cebrail Aleyhisselam Resulullah’a (s.a.v) geldi ve buyurdu : “Hatice’ye Allah’ın selamı vardır.”
Validemiz bunu Resulullah’tan (s.a.v) işitince cevaben :
“Allah’ın (c.c) selamıdır, selam O’ndandır, Cebrail’in üzerine de selam olsun.” dedi.
olacaktır.
Validemiz hayatı boyunca hür ve şerefli yaşadı. İmanı tam , merhameti sonsuzdu.Hayatta iken Resulullah (s.a.v) onu sayar, ona ikram ve iltifat ederdi.
Hz. Aişe (r.a)’ den şöyle bir Hadis rivayet edilmiştir :
“Resulullah (s.a.v) kurban veya eti yenen herhangi bir hayvan kestiginde, “Hatice’nin tanıdıklarına bu etten gönderiniz.” buyururdu.
Ben bir gün bunun nedenini sorduğumda buyurdular ki : “Onun sevdiklerini, onun için seviyorum.”
Hz. Ali (r.a) ‘den :
“Resulullah (s.a.v) buyurdular ki : “Göklerin ve yerin en hayırlı kadını İmran kızı, Meryem ile Hüveylid’in kızı Hatice’dir… (Müslüm, Buhari ve Tirmizi)
Yine Efendimiz (s.a.v) buyurdular ki :
“Ya Hatice!… Cenab-ı Allah (c.c) Cennetinde sana Keseb (ortası oyulmuş lü’lü) den bir köşk yapmıştır ki o köşkte ne gürültü işitilir, ne de yorgunluk vardır.”
İşte Cennetle mükafatlandırıldığı apaçık mükemmel insan… Haticetü’l Kübra …Katıksız inançlılık ve mükemmellik timsali…
Allah (c.c) Hz. Hatice (r.a) validemizden razı olsun. AMİN…
Hz. Haticetül Kübra.
Hz. Haticetül Kübra..
Hz. Haticetül Kübra, Hz. Muhammed’in temiz, iffetli ve yüce ahlâk sahibi olan ilk hanımıdır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Milâdi 555. yılında olabileceği söylenmektedir.
O, Arapların Kureyş kavminin Hâşimiler boyundan ve Hâşimler boyununda, en asîl, pak ailelerinden idi. Babası Huveylid, annesi Fâtıma’dır.
Hâşimi hanımlarından olan Hz.Hatice, çok zengin ve ticaretle uğraşmaktaydı. Ücretle tuttuğu adamlarla Şam’a ticaret kervanları düzenlerdi. Hz. Muhammed’in doğru sözlü, güzel ahlâklı ve son derece kendisine güvenilen bir insan olduğunu öğrenince, ona ticaret ortaklığı önerdi. Hz.Muhammed, Hz.Hatice’nin bu teklifini kabul etti. Hz. Hatice onun başkanlığında bir ticaret kervanını Şam’a gönderdi. Aynı zamanda hizmetkârı Meysere’yi de onunla beraber gönderdi. Meysere, yolculuk sırasında Hz. Muhammed’de harikulâde hallere şahit oldu. Gittikleri yerde, Hz.Muhammed satacaklarını sattı ve alacaklarını da aldı. Ondan sonra geri döndüler. Hz. Hatice bu ticaret kervanından çok memnun oldu. Daha önce gönderdiği ticaret kervanlarına nazaran, bu sefer daha fazla kâr elde etti.
Hz.Hatice, Hz.Muhammed hakkında Meysere’yi de dinleyince, ona olan itimadı ve sevgisi daha da arttı. Ona anlaştıkları ücretten fazlasını verdi ve Hz. Muhammed ‘e evlenme teklifinde bulundu.
Hz.Muhammed, bu durumu amcası Hz.Ebû Tâlib’e anlattı. Hz.Ebû Tâlib, Hz. Hatice’yi, Hz.Muhammed için istedi. İki aile anlaştı. Düğünleri o zamanın örf ve âdetlerine göre, Hz. Hatice’nin evinde yapıldı. Düğünde, Hz.Ebû Tâlib ve Hz. Hatice’nin amcası Amr bin Esed birer konuşma yaptılar. İkisi de konuşmalarında hikmetli ifadelerde bulundular ve evlenecekler hakkında güzel şeyler söylediler. Ondan sonra misafirlere ikram yapıldı, yemekler yenildi. Daha sonra, Hz.Ebû Tâlib nikâhlarını kıydı, mehir olarak 500 dirhem altın tesbit edildi.
Hz.Haticetül Kübra, Hz.Muhammed ile evlendiğinde 38 veya 40 yaşlarında, Hz.Muhammed ise 25 yaşlarında idi. Hz.Hatice, Hz.Muhammed ile evlenmeden önce iki evlilik yapmıştır. İlk eşinin ölümünden sonra, tekrar bir evlilik daha yapmış ve ikinci eşinin de ölümümden sonra, bir müddet dul olarak yaşamıştır. Hz.Muhammedin evlendiği ilk eşi ise Hz.Haticetül Kübradır. Hz.Haticenin, Hz.Muhammed ile evlenmesinde; onun güvenilir, dürüst ve güzel ahlâklı olmasının büyük rolü olmuştur.
Hz.Hatice’nin, Hz.Muhammed ile evliliklerinden iki erkek, dört kız olmak üzere altı evlâtları olmuştur. İlk erkek çocuklarının adı Kâsımdır. İkinci erkek çocukları Abdullahtır. Kâsım ile Abdullah arasında Zeyneb, Rûkiye, Fâtıma ve Ümmü Gülsüm adlı kızları dünyaya gelmişlerdir.
Hz. Hatice, Hz.Muhammede, Peygamberliğinden evvel son derece saygı gösterip onu mutlu ettiği gibi, Peygamberliği döneminde de, kadınlardan ona ilk inanan kişi olmuştur.
Hz.Muhammede ilk vahiy geldiğinde; tarife sığmaz bir heyecan içinde evine ulaştığında, bütün vücuduna bir titreme gelmişti. Hz.Haticeye; Beni örtün dedi ve yattı. Önemli bir şey olduğunu anlayan Hz.Hatice hiçbir şey sormadan, evde bulunan örtülerle üzerini örttü. Bir müddet sonra kendilerine gelen Hz.Muhammed, olayı ilk olarak Hz.Haticeye anlattılar.
Hz.Hatice:
Allah dedi; Sana kötülük vermez; sen yakınlarını unutmazsın, emanete hıyânet etmezsin, yoksulları gözetirsin, konukları ağırlarsın. Allah sana hayır ihsân eder.
Hz.Hatice, Hz.Peygambere dâimâ destek oldu, ona moral verdi, son derece güzel davranış ve sözleri ile, onun başarılarına katkıda bulunmaya çalıştı.
Hz. Haticetül Kübra, Allah’ın selâmına ve Hz.Peygamberin övgüsüne nâil olacak derecede fazîletli ve şerefli bir kadındı. Hz.Hatice îmanda, sabırda, iffette, güzel ahlâkta, kısacası her yönü ile örnek olan bir anneydi.
Hz.Muhammed:
Hıristiyan kadınlarının en hayırlısı İmrân’ın kızı Meryem, Müslüman kadınlarının en hayırlısı ise, Hüveylid’in kızı Hatice’dir buyurdu.
Bu konudaki diğer bir hadîsinin meâli de şöyledir:
Dünya ve âhirette değerli dört kadın vardır. İmran’ın kızı Meryem; Firavun’un karısı Asiye, Hüveylid’in kızı Hatice ve Muhammed’in kızı Fâtıma.
Bir gün Cebrâil Aleyhisselâm, Hz.Peygambere gelerek şöyle buyurdu:
Hatice’ye Allah’ın selâmlarını söyle.
Hz.Peygamber:
Yâ Hatice, bu Cebrâil’dir, sana Allah’tan selâm getirdi deyince, Hz. Hatice, Allah’ın selâmını büyük bir memnuniyetle kabul etti ve Cebrâil Aleyhisselâma iadei selâmda bulundu.
Allah’ın rızâsını, yuvasının mutluluğunu, dünya ve âhiretin huzûr ve saadetini düşünen bütün anneler için, en güzel örneği teşkil eden Hz. Haticetül Kübra, Hz.Muhammedin, Peygamberliğinin 10. yılında (Milâdi 620), Ramazan ayında vefât etmiş ve Mekke’deki Hacun kabristanına defnedilmiştir.
En doğrusunu Allah bilir.
Kaynak: http://www.ziyababa.org.tr/hzhatice.asp