02.08.08
Bir not
Hz. Hatice (ra)nin Canı ve Malıyla Allah Yolunda Mücadele Etmesi
Ticaretle uğraşan zengin bir kişi olan Hz. Hatice validemiz (ra), Müslüman olduktan sonra dünyevi değerlerin peşinden gitmek yerine, bunları Allah’ın rızasını kazanma yolunda seve seve ortaya koymuş ve servetini İslam uğrunda harcayarak örnek bir ahlak sergilemiştir. Yüce Allahın Hiç şüphesiz Allah, mü’minlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da O’nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah’tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip-müjdeleşiniz. İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk’ budur. (Tevbe Suresi, 111) ayetinin hükmü gereği, malını ve canını Allah yolunda seve seve vermeyi göze almıştır. Çünkü aklı ve basireti sayesinde dünya hayatında kazanılabilecek hiçbir menfaatin, sonsuz ahiret nimetleriyle kıyaslanamayacağını görebilmiştir.
Hz. Hatice (ra)nin İffetli, Onurlu ve Asil Karakteri
Hz. Hatice (ra)’nin iffeti ve vakarı İslamiyet’i kabul etmesinden önceki dönemde de dikkati çekmiş ve bu özellikleri nedeniyle o zamanlarda bile “Tâhire” (pak ve temiz kadın) lakabıyla anılmıştır. Kuşkusuz Hazreti Peygamberimiz (sav)in Hz. Hatice (ra)yi kendisine eş olarak seçmesinde bu üstün ahlakının ve asil karakterinin büyük payı olmuştur.
Yüce Allah bir Kuran ayetinde “Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi ‘onurlu-üstün’ bir makama sokarız.” (Nisa Suresi, 31) ayetiyle, onuru, Kuran ahlakını yaşamada samimi bir çaba gösteren, Kendisi’nden gereği gibi korkup sakınan kimselere vereceğini bildirmiştir. Hz. Hatice (ra) de Allah’ın Kuran’da bildirdiği tüm sınırlara en güzel şekilde uyarak onur, vakar ve saygınlık kazanmıştır. İçinde yaşadığı Arap toplumundaki cahiliye kadınlarından, konuşmaları, hareketleri, yüzündeki ifadesi, bakışları ile ayrılmış, kendisinin iffetli ve vakarlı bir kadın olduğu hemen anlaşılmıştır. Bu, doğal bir asaleti, insani bir heybeti ve güvenilir bir kişiliği de beraberinde getirmiştir. Nitekim Allah, müminlerin bu özellikleriyle ‘tanındıklarına’ bir Kuran ayetinde “… Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir…” (Fetih Suresi, 29) ifadesiyle dikkat çekmiştir.
Kaynak: http://www.fatihdernegi.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=9262&start=0&postdays=0&postorder=asc&highlight=